Aşk kapıda bekliyordu. Biri onu içeri alsın diyordu, acı çekiyordu. Aşk acı çeker mi? Aşk üzülür mü? Üzüntüsünü ruhunun bütün noktalarına işleyen kim, yanlış neredeyse çukur orada, ayağın takılır yalpalarsın. Dengelerin bozulduğu yerde aşk bekler.
Aşk hep bekler, birinin onu yüreğinde büyütmesi yetmez aslında, onun adı acıdır, kabuslardır, kanserdir ama aşk değildir. Aşk iki bedende tek ruh olmaktır, aşk elini tutmaktır, öpüşmek, gözlerini kapatmak ve boncuk boncuk terlemektir. Burada seni hiç bir zaman yalnız bırakmacak şeyde mide kramplarıdır, boğazının düğümlenmesidir. Çünkü ince bir çizgi gibi, aşkta da gelir, ayrılıktada… Biraz daha farklıdır, ince bir çizgidir, tek fark birinde heyecan vardır, birinde ise yılmışlık. Kolunu kaldıramazsın.
Bir aşk ne zaman biter peki? Onu ne zaman soktuğun kapıdan kovarsın, iteklersin, saygı göstermezsin o zaman biter. Ne zaman insan olduğunu hissedersin o zaman biter. Çünkü aşk meleklerin kanatlarındadır, aşıkları gökyüzünün en ücra köşesine kanatlarında taşır, orada yaşatır, büyütür. Çukurlar vardır ayağın takılır yalpalarsın. Dengelerin bozulduğu yerde elini uzatırsın, elini tutamazsa melekler seni kanatlarına alır uçurumdan kurtarır, onun yanına çıkarır ama tutmazsa aşk biter, düşersin uçurumdan. Düştüğün zaman dilimi biten aşkın filmini izletir sana ayakların yere basana kadar. Ne zordur yere basmak, ne zordur yürümek, insan olmak, ne zordur boğazının düğümlenmesi, ne zordur mide krampları ne zordur..
O.B (Eylül 2007)