Forrest Gump (02:02:00): Forrest Gump Jenny’e hazırladığı kahvaltıyı odasına getirir. Jenny’nin hiç hareket etmediğini görerek bir an duraklar ve Tanrıdan biraz daha süre ister “Jenny” si ile biraz daha vakit geçirebilmek, yaşayabilmek için. Bunu hayatı boyunca beklemiştir çaresizce.
Jenny: Forrest, Vietnam’da korkmuş muydun?
Forrest: Evet, şey bilmiyorum. Bazen yağmur, yıldızların çıkmasına izin verecek kadar duruyordu. O zaman güzel oluyordu. Çölde günbatımının hemen öncesine benziyordu. Her zaman suda milyonlarca yakamoz olurdu. Tıpkı o dağ gölü gibi. Çok berraktı Jenny.. Tıpkı üstüste iki gökyüzü varmış gibi duruyordu. Sonra çölde, güneş doğduğu zaman, göğün nerede bitip karanın nerede başladığını kestiremezdim. Çok güzeldi.
Jenny: Keşke oralarda seninle olabilseydim..
Forrest: Benimleydin.
Jenny: (Forrest’ın elini tutar) Seni seviyorum.
—
Hikayenin başına dönecek olursak, Forrest Gump ve Jenny ilk olarak 7-8 yaşlarında tanışırlar. O günden sonra bütün zamanlarını birlikte geçirirler. Ama üniversite yıllarıyla Jenny Forrest’tan kopmaya kendine başka hayatlar seçmeye başlar. Forrest hep Jenny’yi düşünür, onu korumak için zaman zaman Jenny’ye zarar veren insanlara zarar verir. Amacı hep Jenny’yi korumaktır, çünkü Forrest Jenny’yi kendi canından bile çok seviyordur, fakat Jenny Forrest’a hep bu yüzden kızmaktadır.
Jenny’nin gidecek hiçbir kapısı kalmadığında hep Forrest’ın yanında bulur huzuru, çünkü ona zarar vermeyecek ve onu kendinden bile çok seven tek insanın Forrest olduğunu biliyordur. Junior Forrest’ta bu gelmelerin birinde yola koyulmuştur. Ne zaman ki Jenny’nin yaşadığı kötü hayat Jenny’yi öldürecek kadar hasta etmiş, o zaman bir daha gitmemek üzere Forrest’ın yanına dönmüştür Junior Forrest ile birlikte ve onunla evlenmiştir.
Forrest Gump ne zaman tamamen saf bir sevgiyi hissetmek istesem bana tüm umudu ve sevgisini vermiştir. Kendi adıma, özel bir yeri olan bir karakterdir, belkide özdeşleştirdiğimden. Fakat o umudun, o dinginliğin ve enerjinin içerisinde aslında insanın canını çok acıtan birşeyler vardır. Jenny gibi..
İnsanların kaderlerinde birileri vardır. Onlara yön verirler, birlikte büyürler, her şeyi onu yaşar, mutluluğun en sonsuzunu onunla
tadarlar. Aralarında öyle bir enerji, öyle bir bağlılık, öyle üstün birşey vardır ki; insan ne zaman nefes alamaz olur, o insan nefes verir – ne zaman köşeye sıkışır – o insan kurtarır onu o karmaşıklıktan – ne zaman bu dünyadan herhangi birşeyden bir ümidi kalmaz, o insan vardır veya olmasını diler insan. O insan olmadığı zaman, o insanın eli olmadığı zaman, o insana sarılamadığı güç alamadığı zaman hep birşeyler eksik kalır hayatta, hep yarım bir hayat yaşar herşey tam görünürken bile. Hep yarım uykular, yarım mutluluklar yaşar hayatın bir yerinde o insanı kaybettiği için, yarım yutkunur kalır boğazında gitmez o gıcık. Jenny gibi..
Ve Jenny bir Cumartesi sabahı ölür… Forrest ile ancak son günlerini yaşarken tüm hayatında yaşayabileceği güzellikleri birkaç güne sığdırmayı seçmiştir. Ve Forrest Jenny’nin mezarı başında gözünden yaşlar süzülürken Jenny’ye şunları der:
Forrest Gump (03:06:24) : Herkesin bir kaderi var mı bilemiyorum, yoksa rüzgara kapılmış gibi tesadüfen oraya buraya mı sürükleniyoruz? Bence her ikiside doğru. Belki ikisi de aynı anda oluyor. Fakat seni özlüyorum Jenny…
Ve Ben Forrest Gump olmayacağım..
O.B (Şubat 2008)